17 Temmuz 2008 Perşembe
01 Temmuz 2008 Salı
"Sizi işe alırdım, eğer..."
Özgür Alaz'ın Twitter'dan paylaştığı Fatoş Karahasan'ın Cannes'daki Bob Isherwood sunumu hakkındaki yazısını kaçırmayın. Sizi işe alırdım, eğer... - Fatoş Karahasan
Mecra Ne Kadar Etkiliyse O Kadar Az Bütçe Ayırın Emi!
AdPulp sayesinde okuduğum raporda gözüken o ki Avrupa'nın en etkili mecrası olarak ortaya çıkan internete ayırılan bütçe hala diğer mecralara göre en düşük seviyede. Bu raporu okuduktan sonra medya yatırımcılarına bir daha sormak istiyorum. Emin misiniz?
30 Haziran 2008 Pazartesi
09 Haziran 2008 Pazartesi
Microsoft CEO'su Steve Ballmer'dan Geç Kalmış Açıklamalar
Yine de geç olsun güç olmasın diyorum. Yakın zamanda reklam pazarında olacakları iyi taparlaması açısından paylaşmak istedim. Yoksa çok yeni bilgiler içermiyor. Hatta Microsoft adına geç kalınmış açıklamalar bile sayılabilir. Bir zamanın 1 numarası 3 numara olmaktan gurur duyacak hale gelmiş. Orası bizi daha az ilgilendiriyor ama içerik daha önemli. Videonun başındaki reklam da yanıltmasın. Pre-roll spottan sonra Steve Ballmer konuşmaya başlayacak.
06 Haziran 2008 Cuma
Pirelli Cinturato, çevre, ekoloji, bla, bla, bla! - Cem ARGUN.-
Reklam filmini gördüm ve dumura uğradım. Ajans kim bilmiyorum, ama global film olduğu her halinden belli. Muhtemelen de İtalyan orijinli...
Pirelli Cinturato, diyor ki "Çevreye saygı, sanata dönüştüğünde. / Minimum tüketim, maksimum ömür." Peki tamam da bunu nasıl diyor? Biz görmüyoruz, ama muhtemelen twin turbo 200 HP bir "muscle car" ile, asfalta patinajla resim yaparak. Petrolün varili 130 $'ı geçmiş. Bütün dünya "karbon ayak izi" diye inim inim inliyor, Pirelli çevreye saygıdan bahsediyor. Dalga geçer gibi!
O lastiği asfalta yakmak için (hem lastik, hem motor gücü petrol / karbon tüketiyor) gereken petrol umurlarında değil. Gençler kırmızı ışıklarda bol bol pati çeksin ki, Pirelli lastikleri sık sık yenilesinler. Huu! Çevreciler uyuyor mu? Greenpeace nerdesin?
Bu reklamlarla bence gruptan çıkamayız! - Cem ARGUN.-
Garanti Türko
İsmi oldukça zorlama. Adeta "12 Dev Adam" başarısının arayışı içerisinde... Ama olmamış, bizi bize anlatmak için çok dışardan bakan, küçümseyici bir ses tonu var. Sonuçta reklam bize yapılıyor, Avrupa'ya değil. Türko'yu duyacaklarsa muhtemelen sadece bizler olacağız...
İsimden öte film son derece saldırgan ve vahşi. Bana ziyadesiyle Dünya Kupası'na gidemediğimiz ve ceza aldığımız İsviçre maçı sonrasını anımsatıyor. Filmin içinde bolca Fatih Terim agresyonu mevcut. 2-3 yıl önce İsviçre Milli Takımı'nı körükte küfürlerle karşılayan taraftar Türko'lar gibi... Araya parça olarak atılan kalpler, kalplere takılı borular işi daha da sunileştirmiş. Milli Takım olmuş mu size vahşet makinesi. Kalbimizi, ruhumuzu sökmüşler, kötü canavarlara takmışlar.
Aslında, film bizi, gerçekleri yansıtmıyor değil. Söz konusu futbol olunca bu kadar öfke ve nefret doluyuz. Bu asla sadece bir oyun değil, milli bir savaş. Oysa en çok ihtiyacımız olduğu zamanda kimse fair play'den, olimpik ruhtan bahsetmiyor. Karakterler kötü, film tamamen Dark Side ve Darth Wader tarafında. "Eyvah Anneciğim Türkolar geliyor!" Oysa biz hep "İyiler her zaman kazanır." diye biliyorduk.
TT-Net ANA Sponsor
Anneleri "senin ağzını caaart diye yırtarım" şeklinde mahalle kavgasına tutuşturmak, hiç mi hiç olmamış. "ANA sponsor için ANNE'leri oynatalım" gibi iyi bir fikri ezmiş, adeta ayaklar altına almış.
Bu arada filmin Ttnet'le uzaktan yakından ilgisi yok. Belli ki ajans önce Türk Telekom için yazmış. Ancak son dakikada sanki Ana ve İletişim Sponsoru Turkcell posta koymuş ve ana sponsor doğrudan rakip olmayan TTNet olmak zorunda kalmış. Hoş bu filmin de Telekom'la bir ilgisi yok ama, diğer fikir muhtemelen "ana-oğul videofon" fikri olduğu için iş bu ikinci fikre kalmış olabilir.
Markaya katkısı sıfır. TV izleyicisi olan büyük çoğunluk Ttnet nedir belki onu bile bilmiyor. Türk Telekom'u biliyor, ADSL'i biliyor, interneti biliyor, ama Ttnet bence arada derede yarım kalmış bir marka projesi. Reklamın iyi yanı Ttnet'in sanki tek başına ANA sponsormuş gibi algılanmasını sağlıyor. Daha söylenecek çok şey var ya...
Coca-Cola
Bence en basit ve etkili çözüm bu gözüküyor. Büyük fikir değil, ama işe yarıyor. Taraftar psikolojisinden anlayanlar, bilindik melodilerin üzerine tezahürat yapmanın önemini bilir. Stadlardaki bütün büyük tezahüratlar tanınan ve meşhur melodilerin üzerinedir. Herkes hatırlasın ve haykırsın diye. Yine de objelere takılan kol hareketleri daha iyi işlenebilirmiş, sanki biraz amatör duruyor...
Turkcell
Koskoca Turkcell Euro 2008 fırsatını eski filmle geçiştirmiş. Olacak iş değil. Futbolcuların yarısı kadroda yok, formalar değişti. Bu fikir geliştirilip, daha iyi bir prodüksiyonla devam edilmeliymiş. Bu filmle ilgili görüşlerimi daha önce yine burada yazmıştım. Adidas'ın "Bejing 2008" kampanyası bire bir bu fikirle aynıydı. Turkcell çok önce yayına girmesine rağmen, Adidas'ın prodüksiyonu çok çok daha kaliteliydi. Sanırım bu Turkcell filminde beni en çok rahatsız eden kare Mehmet Aurelio'nun zorlama rövoşotasında topun kaval kemiğine denk gelmesi... İyi bir fikrin kötü prodüksiyon ve "esas fırsatın kaçırılması" sebebiyle ziyan olduğu kanısındayım.
Maç günleri gazetelerde ve TV'lerde çıkan "milli takıma başarılar dileriz" ilan ve reklamlarını asla eleştirmeyeceğim. Onlar bence görece çok daha yaratıcı.
